Yaşam Tarzı

Güç sizde artık? #31

Sizi her zamankinden daha güçlü yapacak önerilerle karşınızdayım!

Güç sizinle olsun!

Eyy kıymetli kadınlar, gücün sizin doğanızda olduğunu biliyoruz! Daha da güçlü olmak, zorlukların üstesinden gelmek sizin için çok zor olmayacak.

Hayat her zaman güzellikleri altın tepside sunmuyor. Bir bakıyoruz her şey yolunda gidiyor, sonra tepetaklak oluyor.

Beklenmedik olaylar, stresli iş hayatları ya da çalkantılı özel yaşamlar derken kendinizi sürekli ayakta tutmaya çalışıyorsunuz. Çünkü hayat ne olursa olsun yaşamaya değer… Hayat enerjinizi sürekli üst seviyeye çıkarmak ve korumak bazen imkansız hale gelebiliyor.

Kırgınlıklarınız, alındıklarınız, sevindikleriniz, üzüldükleriniz, yücelttikleriniz, heyecanlarınız aslında her geçen gün sizi bambaşka ‘güçlü bir kadın’ haline getiriyor. Yaşanılan her iyi ve kötü deneyim, sizin ‘siz’ olmanızda büyük rol oynuyor. Tüm yaşanılanlara şükrederek, benliğinizi daha iyi hale getiren her şeye teşekkür ederek işe başlayın.

Sonrasında da bu önerilerimizi aklınızın bir köşesine not etmeyi unutmayın.

Hayır demeyi bilin

Kabul ediyoruz, etrafınızdakilere hayır diyebilmek çok zor. Özellikle de sevdiğimiz, değer verdiğimiz insanlara… Ancak bir şeyi kabul etmek ve evet diyebilmek kadar, uygun olmadığını düşündüğünüz bir şeyde hayır demek de gayet doğal. İstemediğiniz şartlar ya da teklifler için kendinizi zorlamanın alemi yok. Sizi siz yapan tercihlerinizdir. Evet kelimesi her

ne kadar olumlu bir enerji yaysa da, kendinizi hiçe sayarak, sadece başkalarını düşünerek dediğiniz ‘evet’ler, zaman zaman olumsuz sonuçlar yaratabilir. Bencil olmanızdan bahsetmiyoruz ama her koşulda ilk önce kendinizi düşünün. Bu hayata hiçbir şeyi zorla yapmak için gelmediniz. Canınız neyi yapmak istiyorsa onu yapın. ‘Hayır’ demekten korkmayın. Hayır diyebildiğiniz her an, daha güçlü hissedeceksiniz.

İşte o zaman fark edeceksiniz ki; etrafınızdaki insanlar, doğru olduğuna inandığınız kararın arkasında durabildiğiniz için size daha çok değer verecek. Ne olursa olsun, doğrularınızdan ve prensiplerinizden vazgeçmeyin.

Kendinizi sevin, kendinize güvenin

Etrafınızda eşiniz, çok sevdiğiniz, önemsediğiniz dostlarınız ya da iyi vakit geçirdiğiniz arkadaşlarınız olsa da; bu hayatta tek başınıza olduğunuzu unutmayın.

Hayatımıza birileri geliyor ve gidiyor. Bu düzen üzerine kurulu

hayat, ne yazık ki biraz acımasız…

‘En yakınım’ ya da ‘dostum’ dediğiniz kişileri bile, gün geliyor tanıyamıyorsunuz. Onlar da gidiyor... İçinizi karartmak gibi olmasın ama siz siz olun, en çok kendinizi sevin. Hayatınızdan insanlar eksilse bile kendinize yetebilmeye çalışın. Bedeninizi ve ruhunuzu sevin. Onlara her gün şükredin. Siz kendinizi sevmezseniz, başkası da size değer göstermeyecektir. Yani işin özü; her şeyde sizde başlayıp, sizde bitiyor…

Ekonomik özgürlüğünüze kavuşun

Ne iş yaparsanız yapın, yeter ki çalışın. Çalışın ki, ayaklarınızn üstünde sapasağlam durabilin.

Düzenli bir işinizin olması, daha düzenli bir hayatınızın olmasını sağlar. Bir şeylerle meşgul olduğunuz için de zihninizi gereksiz şeylerde uzak tutar. Kimseye ihtiyaç duymadan hayatınızı devam ettirmek sizin için ne kadar doğru bilemiyoruz. Ancak bu hayatta hiçbir şeyin garantisinin olmadığını düşünecek olursak; kimseye muhtaç olmamak önemli bir konumda yer alıyor. Hal böyle olunca, işinize değer vererek, zaman içinde başarıya giden hedefler koymak, her geçen yıl daha güçlü bir siz yaratarak ekonomik özgürlüğünüzü de yaratmanız gerekiyor.

Kendinize zaman ayırın

En son ne zaman kendiniz için bir şeyler yaptınız? Ne zaman kendinizi dinleyerek, hoşunuza giden aktiviteler yaptınız? Bu hayatta etrafınızda kaç insan olursa olsun, yine de tek başınıza olduğunuzu hatırlatmıştık… O halde, kendinizi hayatınızın hiçbir evresinde ‘es’ geçmeyin. Kendinizi unutmayın. Cildinize, bedeninize, ruhunuza iyi bakın. Bedeninizi iyi besinlerle güçlendirin. Ruhunuzu egzersizle, meditasyonla ve sevdiğiniz diğer aktivitelerle rahatlatın. Hoşunuza giden müzikleri dinleyin, kalkın dans etmeye başlayın. Motivasyonunuzu her daim yüksek tutmak için elinizden geleni yapın.

Sosyalleşmeyi yalnızca arkadaşlarınızla buluşup, kahve içmek ya da yemeğe çıkmak olarak sınırlandırmayın. Konser, sinema, workshop gibi etkinliklere daha çok zaman ayırın. Kendinizi gelişime ve bilgiye açık tutun.

Yalnız olmaktan korkmayın

Şu sıralar “Ee, ne zaman evleniyorsun?” ya da “Hayatında kimse yok mu?” gibi soruları sıkça duyuyor olabilirsiniz. Siz onlara bakmayın… Böyle bir zorunluluğunuz mu var? Tabii ki de yok! Siz tek başınıza, hayatınızı paylaşmadığınız biri yokken de gayet mutlu olabilirsiniz! Yeter ki, sizi kalıba sokmaya ve ‘herkes’leştirmeye çalışan kişilere, böyle de mutlu olabildiğinizi belirtebilin. Hayatınıza birileri girer ve çıkar. Bazen, olur bazen olmaz… Bazen iki kişi yola çıkarsınız, bazen tek başınıza devam edersiniz. Yalnız kalmak sizi büyütür, olgunlaştırır. Neyin peşinden gitmeniz ya da nelerden uzaklaşmanız gerektiğini anlamanıza yardımcı olur. Daha güçlü biri yapar. Bu yüzden aslında herkesin biraz yalnız kalmaya, kendini dinlemeye ve bilmeye ihtiyacı vardır. Ne demişler, ‘sürece güvenin…’

Deneyimlerden ders çıkarın

Başınıza gelen her şeye teşekkür edin. Edin ki; her şeyin üstesinden gelebilme gücüne sahip olun. İyi-kötü her deneyim, sizi siz yapan etkenleri oluşturur. Bu yüzden, başınıza gelen kötü şeyleri talihsizlik olarak değil, deneyim olarak nitelendirin. Yaşadığınız olumsuz olayların ilk zamanlarında her ne kadar, hissettiğiniz acı ve stresten ötürü, bunu bir deneyim olarak algılamanız zorlaşsa da, zaman içinde de farkına varacaksınız. Belki de ‘iyi ki böyle olmuş…’ diyebileceksiniz.

Kimin ne düşündüğünü umursamayın

Bu hayata gelmeyi siz seçmediniz evet ama bu hayata başkaları için yaşamaya da gelmediniz… Bugüne kadar kendinize yatırım yaptınız, kendi doğrularınızı ve benliğinizi yarattınız. Peki neden başkalarının ne düşündüğünü bu kadar önemseniyor? Doğrular, savunulanlar nerede? Güçlü bir duruşun olmazsa olmazı kararlılıktır. Siz de bu duruşu temel alarak, başkalarının ne düşündüğünü umursamadan ilerleyin. Başkaları için değil, kendiniz için yaşayın. Takdir görmek için değil, kendi huzur ve mutluluğunuz için kararlar verin. Ne olursa olsun, inandıklarınızın peşini bırakmayın.