Fitness

Ölümcül Hareket #6

Salonda sınırları zorlamak başka bir mesele ancak, çok aşırıya gittiğinizde hayatınızı tehlikeye sokan bir rahatsızlığa da davetiye çıkarabilirsiniz. 


 “ACI YOKSA KAZANÇ DA YOK” lafını kesinlikle duymuşsunuzdur ancak antrenmanlarda aşırıya gitmek o kadar da sağlıklı olmayabilir. Bahsettiğimiz şey kas ağrısından veya yorgunluktan çok daha farklı. Antrenmanda ekstrem seviyelere çıkarak aşırı efor sarf eden atletlerde bir tür kas dokusu yıkımı olan rabdomiyoliz oluşabiliyor; rabdomiyoliz, böbrek yetmezliğine, kalp rahatsızlıklarına, hatta ölüme bile yol açabiliyor.

 Nispeten ender görülse de, bu hastalık Amerika’da her yıl yaklaşık 26 bin kişiyi etkiliyor. Yüksek yoğunluklu veya ekstrem dayanıklılık antrenmanları yapan atletler, bu hastalığa yakalananlar arasında görülenlerden. Geçen Ekim ayında Paralimpik snowboard atleti Amy Purdy bu hastalık yüzünden hastaneye kaldırıldı; bu olaydan sekiz ay önce de Texas Woman’s Üniversitesinden sekiz atlet öğrenci aynı hastalığın belirtileriyle hastaneye kaldırılmıştı. 

Nedenleri

 Los Angeles’ta Üroloji Kanseri Uzmanları kurumunun başkanı ve üroloji cerrahı olan S. Adam Ramin “Tıpkı aşırı oranda efor sarf edilen aktiviteler ve travma gibi, ağırlık kaldırma da dâhil yüksek dayanıklılık gerektiren birçok aktivite rabdomiyoliz riskini arttırabilir,” diyor. Özellikle CrossFit bu hastalığın ilk akla gelen tetikleyicilerinden biri olarak görülse de, araştırmalar powerlifting, jimnastik ve ragbi gibi sporlarla uğraşanların da en az CrossFit'çiler kadar 

risk dâhilinde olduğuna işaret ediyor. Bütün yoğun egzersizler kaslara stres bindirir. Bu stres baş edilemeyecek kadar çoğaldığında, kas lifleriniz yırtılma riskiyle karşılaşarak, normalde oksijeni kas hücrelerine ve kan dolaşımına taşıyan ve miyoglobin denen proteinin saçılmasına yol açabilir. Yaşanan bu saçılma sonucunda ise yırtılmış olan kas hızlı bir şekilde bozulurken, böbrekler de kanda hacmi artan miyoglobin istilasına uğrar. 

 Yorgun düştükten sonra sürekli olarak ağır çalışmaya devam eden veya egzersizin negatif kısmında kası failure noktasına götürdükten sonra fazladan yüksek yoğunluklu egzersizleri sürdüren atletler, bu kas yıkımı rahatsızlığına yakalanabilirler. Fitness planınızı kısa sürede ağır egzersizlerle tamamlamaya çalışmak da bu açıdan pek faydalı görünmüyor.

Sıvı alımı da önemlidir. Araştırmalar, yeterli su ihtiva etmediklerinde kas hücrelerinin büzülerek yıkıma daha karşı daha savunmasız hale geldiğini gösteriyor. İlaveten, aşırı miktarda kafein tüketimi de rabdomiyolize davetiye çıkarabiliyor. Diğer etmenler arasında nezle gibi enfeksiyonlar, uçuk ve orak gözeli kansızlık gibi hastalıklar ve hatta antihistamin, antidepresan, lipit düşürücü ve asetaminpofen gibi ilaçlar sayılabilir.

Hissedilenleri

 Los Angeles Kerlan-Jobe Ortopedik Klinikte ortobiyoloji ve rejeneratif tıp başkanı Steve Yoon, “Yorgunluk ve ağrıyan kaslar bu hastalığın ilk işaretleridir” diyor. Diğer işaretleri arasında ise şişen uzuvlar, koyu renkli idrar, mide bulantısı, kusma ve ateş bulunuyor.Belirtiler, travmatik bir sakatlanma veya ekstrem antrenmandan sonraki birkaç saat ile birkaç gün içinde ortaya çıkıyor. Böbrekler iflas etmeye başlarsa, elektrolit sodyum ve potasyum seviyeleri dengesiz bir seyre geçip kanda nitrojen bileşenli üre oluşuyor ki bu da konfüzyon ve kalp çarpıntısına neden oluyor. Eğer bu işaret veya belirtileri gözlemlerseniz (özellikle de uzuvlarınız şişer ve/veya idrarınız normalden daha koyu gelirse) hemen doktora gidin. Tedavisi, fazla miyoglobini kan dolaşımından temizleyen, vücut hücrelerine tekrar su gönderen ve böbreklerdeki stresi azaltan tuzlu bir solüsyonun damar içinden zerk edilmesiyle yapılıyor. Ekstrem durumlarda ise böbrek iflasını önlemek için diyalize başvurulabiliyor. Eğer kas gruplarının birinde normalden uzun süren bir dolaşım kaybı varsa da, doktorlar ameliyatı gerekli görebiliyor. Ağrınız var veya çok yorulduysanız, iki gün içerisinde kan testi yaptırarak, rabdomiyolizin biyolojik göstergesi sayılan kreatin kinaz seviyelerinizi ölçtürün. Ramin, rabdomiyolizin farklı seviyelerinin olduğunun altını çiziyor: “Çok sınırlı olabilirken ufak bir prosedürle ortadan kaldırılabilir. Veya çok ciddi olup böbrek yetmezliğine yol açabilir.”

Antrenmanınızı kısa süreye sıkıştırmak veya tükendikten sonra antrenmana devam etmek size pahalıya patlayabilir.

Güçlü Kalın

 NY, St. Charles Ortopedi Hastanesinin spor tıbbı bölümü başkanı Luga Podesta, “Susuzluğun bu hastalıktaki rolünü bildiğimize göre, vücudunuza yeterli miktarda sıvı almamız gerekiyor” diyor. Amerika Spor Tıbbı Üniversitesi ise bir saate kadar süren antrenmanlardan en az dört saat önce yarım litre ile antrenman başlamadan 15 dakika içerisinde 250-350 ml su içilmesini öneriyor Terleten egzersizleri yaparken her 15 dakikada bir 1 bardak su için. Antrenmanınız bir saati aşıyorsa, vücudunuzdaki elektrolitleri dengelemek için de 2-3 bardak kadar sporcu içeceği için. Ancak en önemlisi vücudunuza kulak verin. New York’taki Type ATraining kurucusu ve antrenörlerinden Nathaniel Oliver, “Ağırlık antrenmanı sırasında doğru formda kalamıyorsanız, bayılacak gibi hissediyor ya da baş dönmesi yaşıyorsanız veya kardiyo sırasında soluksuz kalıyorsanız, tempoyu, ağırlığı veya yoğunluğu düşürün” diyor. Arada sırada yoğunluğu hafifletmekten de korkmayın. “Ayda bir hafta antrenmanınızda değişiklikler yapın.” Düzenli olarak yoğunluğu düşürmek ayrıca sizi daha kuvvetli kılacak ve sürantrenman yüzünden sonuçlarınızın etkilenmesini engelleyecektir.