Beslenme

Açlık tipiniz nedir? #47

Sürekli oluşan yeme krizleri, nedeni anlaşılamayan açlık ve duygusal yeme isteği, sizin kilo verme hedeflerinizde engel mi teşkil ediyor? O halde kontrolü ele alma zamanı geldi!

Hepimiz acıkırız, bu bir gerçek ve acıktığımızı hissettiğimizde yemeliyiz, öyle değil mi? Uzmanlara göre, bu iş o kadar da basit değil.

Açlık hissetmemizin farklı nedenleri vardır ve bunları belirleyerek sağlıklı bir kiloyu korumaya yardımcı olacak dengeyi sağlayabiliriz.

Sağlıklı olma konusu son yıllarda oldukça popüler oldu ve bunun sonucunda etrafta diyetler hakkında birçok bilgi dolaşmaya başladı.

Bu bilgiler o kadar çeşitli ki, hangisine inanacağımız ve hatta hangilerinin doğru olduğunu bilmek zorlaştı. Bununla birlikte, öncelikli olarak bilmemiz gereken ilk şey, sıkıldığımızda veya sinirlendiğimizde değil, acıktığımız zaman yemek yememiz gerektiğidir.

Eğer sadece fiziksel açlığa karşılık vererek, oturup güzel hazırlanmış sağlıklı bir salata ile bir parça ızgara tavuk yediğimizde her zaman ince kalırız.

Ancak açlığın birçok tipi bulunmaktadır ve bazıları size tanıdık gelebilir. Bu tipleri kategorize etmemiz gerekirse; endişe, sıkıntı, yeme krizleri, duygusal, hedonistik, hiçbir zaman doymama, adet öncesi sendromu, stres, yorgunluk, kış depresyonu ve 40+. Buradaki önemli nokta, açlık hissinin ortaya çıkmasında birçok neden içerdiğidir. Örneğin; hormonlar, kafein, alkol ve uyku açlığa etki eden faktörlerdir. Siz de bu açlık tiplerini ayrıntılı olarak inceleyebilir, böylece hangisinin sizi etkilediğini belirleyerek bir değişim yaratabilirsiniz. Bu haberimizde bizi en çok etkilediğini düşündüğümüz üç tipi ele aldık:

Sıkıntı açlığı, stres açlığı ve duygusal açlık...

SIKINTI AÇLIĞI

Günlerimiz yoğun geçerken gözümüz kurabiye kavanozunu görmez bile... Peki, ya hiçbir şey yapmadığımız zamanlarda? Bu tamamen farklı bir konudur.

Sıkıntı açlığını, sadece yapacak daha iyi bir şey yok şeklinde açıklayamayız. Çünkü bu kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayan, dopamin adında bir nörotransmitter ile ilgilidir. Besin dopamin seviyesini yükseltir, dolayısıyla yemek yemek sadece boş vaktinizi doldurup sıkıntınızı geçirmez. Aynı zamanda yediklerinizin şeker ve yağ oranlarının yüksek olması, dopamin seviyesini de yükseltir. Sakin geçen bir günde çikolata yememiz boşuna değil.

Sıkıntı açlığı ile mücade etmenin en iyi yolu, yeni bir davranış biçimi geliştirmenizdir. Eğer bir şeyi yeterince uzun yaparsanız, yeni bir alışkanlık edinebilirsiniz. Bundan dolayı, bir dahaki sefere sebepsiz yere atıştırmak istediğinizde, abur cubur yerine faydalı bir yiyecek seçin. İlk başta zor olacaktır. Ancak, bir kez alışkanlığı edindikten sonra gerisi kolaydır.

STRES AÇLIĞI

İş, aile veya sosyal sorumluluklarımızda hepimiz bazen stresli hissederiz. Stres açlığı, kendimizi baskı altında hissettiğimizde, yemeği kullanarak bu mekanizma ile başa çıkabilmek için kafamızda yarattığımız bir şeydir. Ancak, bu şekilde besin tüketerek vücudumuzun belirli bölgelerini çok zorlarız. Eğer stresli olduğunuz için yiyorsanız, göğüs, karın ve sırtınıza ağırlık koymuş gibi olursunuz.

Bunun nedeni, stresin kortizol adı verilen hormonun seviyesini yükseltmesi ve bunun sonucunda kan şekerindeki dengesizliktir. Fazla yükselip düşmesi sonucu, sabit olmayan kan şekeri nedeniyle vücut, kandaki fazla şekeri alarak yağ olarak depolar. Bununla birlikte, kronik stres yaşayanlarda vücut, bu yağı sadece saklamakla kalmaz. Hayati öneme sahip organlarımıza yakın yerlerde, hızlı erişimli enerji deposu gibi hareket eder. Kalp, akciğerler ve diğer önemli organları bağlantı noktası olarak kullanır ve bu yüzden stresli olduğumuz zamanlarda hem karın hem de sırt bölgelerinde yağlanma başlar.

Bu bir kısırdöngüdür. Şeker ve kafein isteği, aşırı düşen kan şekerini yükseltme çabasıdır. Eğer bu krizleri beslerseniz, kan şekeriniz tavan yapar ve daha sonra tekrar düşer. Böylece vücut strese aşırı tepki verir, bu da daha fazla kortizol ve adrenalin demektir. Bunun çaresi stresten uzak durmaktır ama söylemesi yapmasından daha kolaydır. O nedenle eğer stresi azaltamıyorsanız, C ve B vitaminleri ile kendinizi desteleyebilir, protein ya da esas yağlardan tüketebilirsiniz.

DUYGUSAL AÇLIK

Hepimiz duygusal açlığı duymuşuzdur. Peki neden sevgilinizden ayrıldığınızda bir kutu dondurma yemeyi veya zor geçen bir iş gününün ardından bol karbonhidratlı bir yemek yemeyi istersiniz? Eğer duygusal açlığınız varsa, yemeğin duygularınızı kontrol etmesine izin veriyorsunuz demektir. Bu tip yiyecekler, beyindeki serotonin seviyesini yükseltir.

Yüksek karbonhidratlı yiyecekleri yediğinizde kendinizi daha sakin hissediyor musunuz? Bu çok doğal, çünkü serotonin hem endişeyi hem de agresyonu azaltır. Ancak, sürekli duygusal açlığı doyurmaya çalışmak, işleri daha kötü hale getirir.

Sonuçta, besin değeri yüksek sebze ve proteinler unutularak yüksek karbonhidratlı yiyeceklerin tüketilmesi, dengesiz beslenmeye neden olur. Bu uzun vadede çözümü olan bir sorundur.

Açlık tipiniz hangisi olursa olsun, bu krizleri azaltmak için kan şekerinizi dengede tutmanız gerekir. O nedenle bir daha yüksek şeker oranına sahip bir şey yiyeceğiniz zaman xylitol(zaylatol), stevia, palmiye şekeri ya da agave şurubu gibi daha sağlıklı şekerler içeren besinleri tüketmeye özen gösterin. Ve hazır olduğunuzda, duygusal açlığın altında yatan nedeni anlamaya çalışın.

SAĞLIK HABERLERİ

5 DAKİKA: YÜRÜ GİTSİN!

Journal of Behavioral Nutrition and Physical Activity dergisinde çıkan yeni bir çalışma, her saat başı beş dakika yürümenin çalışanların mutluluk ve şevkini arttırırken yorgunluk ve açlığını da dindirebildiğini buldu.