Beslenme

Hiç şeker değil #63

Hiç şeker değil

Tatlı arzunuzun kurbanı olmanız; beyninize, cildinize, bağırsaklarınıza ve daha fazlasına zarar veriyor. Ama neden?

x

y

EVET, KONU AĞZI tatlandırmak olduğunda, şeker gibisi yoktur; ancak vücudun geri kalanı için gerçekten hiç hayrı yoktur. Burada suçu biraz da modern yaşama atabiliriz. Çünkü modern yaşam, yeme alışkanlıklarımızı değiştirdi ve artık daha fazla şeker tüketiyoruz. Uzmanlar, şekerin sebep olduğu sağlık sorunlarının bu yüzden arttığını söylüyor.

Şekerin aşırı tüketimi, vücudun enerji dengesini bozarak obezite ve obeziteyle ilişkili komplikasyonların oluşma riskini arttırıyor.

Ne kadar çok şeker tüketirseniz, diyabet, kalp rahatsızlıkları ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunları riski de artıyor.

Şekerin yarattığı tehlikenin çoğu (meyve ve süt ürünlerinde doğal olarak bulunan şekerden ziyade) işlenmiş gıdalardaki ilave tatlandırıcılardan kaynaklanıyor. Doğal şekerler, en azından sütteki (kalsiyum) ya da portakaldaki (C vitamini ve potasyum gibi) vitamin ve mineralleri de beraberinde getiriyor. Ancak rafine şekerlerde bu besinler bulunmuyor.

Üstelik ilave şeker ve rafine karbonhidratlı yiyecekleri aşırı tüketmek, beslenmenizin geri kalanını da alt üst edebiliyor. Tokluk hissi sağlayan liflerden yoksun oldukları için daha çok atıştırmanıza sebep olup ekstra kalori almanıza neden oluyor. Bu duruma sebep olan birçok yiyeceğin, genellikle besin değeri bakımından kalitesiz olduğunu bilmeniz gerekiyor. Bu yiyecekleri aşırı tükettiğinizde, besinsiz kalori alıyorsunuz. Başka bir deyişle; fazla şeker, az besin anlamına geliyor. Tüm bunların ötesinde, şekeri tüketmeniz bile vücudunuza birçok anlamda zarar verebiliyor. Çok fazla şeker tükettiğinizde vücudunuzda olan bitene bakalım; ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaksınız.

 

19.5

Yetişkin bir kişi günde ortalama 19.5 tatlı kaşığı şeker tüketiyor. Bu, bir yılda kişi başına 30 kilo şekere denk geliyor.

Kaynak: Kaliforniya Üniversitesi, San Francisco

 

AĞIZ

Annelerimiz (ve diş doktorlarımız) fazla şeker yemenin dişleri çürüttüğünü söylerken yanılmıyordu. Yüksek miktarda şeker, ağızdaki bakteri oluşumunu hızlandırarak, bakterilerin daha kolay çoğalmasına sebep oluyor; bu da çürük riskini arttırıyor. Yüksek miktarda şeker tüketimi ile diş çürümesi arasındaki ilişkiyi ispatlayan birçok araştırma bulunuyor.

 

BAĞIRSAK

Oregon Eyalet Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar; yüksek şeker ve yağ barındıran beslenme biçimlerinin, farelerin bağırsaklarındaki mikrobiyomda değişikliklere sebep olarak, yararlı bağırsak bakterilerinin değişen koşullara adapte olmayı körelttiğini saptadı.

 

 

CİLT

Aşırı şeker, cildinizin erken yaşlanmasına sebep oluyor.

Şeker moleküllerinin proteinlere tutunduğu süreçte (glikasyon) “ileri glikasyon ürünleri” (AGE’ler) adındaki zararlı moleküller oluşmaya başlıyor. AGE birikimi, özellikle cildin sıkı kalmasını ve elastikliğini korumasını sağlayan kollajen ve elastin gibi proteinlere zarar veriyor.

 

KALP

Aşırı şeker tüketimi, kalbinize de zarar veriyor. 2013’te Amerikan Kalp Cemiyeti Bülteni’nde yayınlanan bir araştırmaya göre; şekerde bulunan bir molekül, kalbin verimli kan pompalamasını etkileyerek kalp yetmezliği riskini arttırıyor. Bunun yanında, 2014’te JAMA Dahili Tıp’ta yayınlanan bir araştırmaya göre şeker, kilo problemi olmayan kişilerde bile kalp krizi riskini arttırıyor.

Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler, günlük kalorilerinin yüzde 25’ini ya da fazlasını ilave şekerlerden alan kişilerin kalp rahatsızlığından hayatını kaybetme riskinin, yüzde 10’unu bu şekilde alanlara göre iki kat fazla olduğunu gösteriyor. Cinsiyet, yaş, kilo ya da hareket seviyesi fark etmeden, şeker tüketimi arttıkça, kalp rahatsızlığından ölme riski o kadar artıyor.

Aşırı şeker tüketmek ayrıca, kan dolaşımında bulunan ve kalp rahatsızlıkları ile ilişkilendirilen trigliserid (bir tür yağ) miktarını da arttırıyor. Yüksek fruktozlu mısır şurubu gibi ilave şekerler ise tansiyonu fırlatarak; kalp krizi, pıhtı atımına bağlı felç, böbrek yetmezliği ve demans riskini arttırıyor.

 

BEYİN

Şeker, beyninizin içinde ‘tatlı yiyeceklerden uzak dur’ diyen sesi bastırma gücüne sahiptir. Mesolimbik ödül sistemini uyarır ve yedikçe daha çok yemek istersiniz.

Bunun yanı sıra düşüncelerinizi de flulaştırıyor. 2012’de Fizyoloji Bülteni’nde yayınlanan bir araştırmada; aşırı şeker tüketen farelerin hafıza ve genel bilişsel sağlıklarının, daha az şeker tüketenlere göre düşük olduğu tespit edildi. 2009’da Georgia Eyalet Üniversitesi’nde yapılan bir başka araştırmada ise yüksek fruktoz tüketen farelerin mekansal hafızalarının bozulduğu gözlemlendi.

 

 

HABER ZAMANI

 

14%

Ortalama 10 yıl boyunca yüksek miktarda yapay tatlandırıcı kullananların tip 2 diyabete yakalanma riskinin artış yüzdesi