Yaşam Tarzı

#96 - Sağlığın geleceği

Teknoloji dünyayı ele geçiriyor ya da en azından sağlığımızı! Meraklandınız mı? Bizi gelecekte nelerin beklediğine bir göz atalım.

İleri teknoloji, giyilebilir fitness takip cihazınıza alışabildiniz mi? Sanayinin içinde olan kişilere bakılırsa sağlık ve fitnesss mecralarında yaşanacak büyük bir devrimin henüz başındayız. Bedenimize bakmak, kilomuzu kontrol altında tutmak, fit kalmak, sakatlıkları ve hastalıkları tedavi etmek için teknolojik gelişmelerden faydalanmaya çoktan başladık. Ancak önümüzdeki yıllar, sağlık, beslenme ve fitness gibi konuları tahmin edemeyeceğimiz şekillerde değişime uğratabilecek modern yenilikler getirmeyi vaat ediyor.

SAĞLIK KİŞİSELLEŞİYOR

Kişiye özel sağlık anlayışına doğru bir hareketlenme olması, her bir bireyin genlerinin sağlığını etkileyecek farklılıklara (çok biçimlilik olarak bilinir) sahip olduğu düşünüldüğünde hiç de şaşırtıcı gelmiyor. Fakat bu etkenler, tükettiğimiz yiyeceklerden, içinde yaşadığımız çevreye kadar çok sayıda faktörün etkisi altında...

Bazı insanlar, belirli besinleri etkili bir şekilde işleyememelerine neden olan genetik farklılıklara sahipken, bazıları da belirli besinler açısından fazla bir gereksinime ihtiyaç duyuyor. Benzer şekilde işlenmiş yağlara hassasiyeti olan insanlar varken, diğerleri karbonhidrata yüklenirse, kilo almaya meyilli olabiliyor.

Genetik ayrımlamanın, yani maksimum sağlık seviyesi için DNA’nızın nasıl çalışması gerektiğini gösteren testlerin devreye girdiği nokta burası ve bu testler gittikçe daha yaygın olacak gibi görünüyor. Özel besin ihtiyaçlarımızı ve ideal antrenman aktivitelerimizi öğrenmekse bir kaide olacak. Genetik oluşumumuza dair ise, pratik veriler sayesinde ısmarlama planlarımız doğrultusunda yiyor ve antrenman yapıyor olacağız.

Üstelik DNA testi, hangi hastalıkları geliştirme riskimizin daha yüksek olduğunu da gösterebilir. Sizi belirli hastalıklara meyilli kılan genlere sahip olmadığınız konusunda yapılan genetik testler hâlihazırda mevcut durumda...

Ancak dünyanın farklı bölgelerinde yürütülmekte olan farklı projeler (İngiltere sağlık hizmetlerinin 100,000 Genom Projesi gibi), bizi aynı hastalıktan muzdarip iki kişinin DNA’larına göre farklı yollarla tedavi edildiği bir dünyada bulabilir.

Akıllara durgunluk veriyor, değil mi?

YÜKSEK TEKNOLOJİ EVLERİ

Günlük ev eşyalarının sağlığınızı takip etmesi fikri biraz abartılı, değil mi?

Çevrenizdeki nesnelere, elektronikler, sensörler ve bağlantı yerleştirilecek.

Yatağınızın başına uyku monitörleri konulacak ve aynanız, siz dişinizi fırçalarken kan basıncınızı ölçen sensörlere sahip olacak.

Çevrenizden yola çıkarak ,beslenme alışkanlıklarınızın izini sürmek de kolay bir iş olabilir. Endüstrinin içindeki isimler, alışveriş arabalarının, ürünlere atanmış radyo frekansı tanıma sistemi (RFID) yoluyla, satın aldığınız yiyeceklerin kalorisini, şekerini ve tuzunu kontrol altında tutabileceğini ön görüyor. Buzdolabınızdaki ve kilerinizdeki yiyeceklerin üstündeki RFID etiketleri, günlük besin tüketiminizi takip altına alabilir, ne kadar kaloriniz kaldığını söyleyen uygulamalara bağlanabilir ya da buzdolabınızdakileri kullanarak yapabileceğiniz sağlıklı tarifler önerebilir.

Tahmin edilen diğer (çılgın fakat potansiyel olarak mümkün) yenilikler arasında, eğer çok uzun süre hareketsiz kaldıysanız sizi harekete zorlayan sandalyeler ve kan şekerinizi ölçen tuvaletler var.

ARTIK DOKTORLAR SİZİ GÖRECEK

Bu muhtemelen bir telefon uygulaması üzerinden olacak! İngiltere’nin sunduğu bir rapora göre, geleneksel randevulardan uzaktan danışmaya doğru bir değişim var ve gerçek zamanlı bir sağlık görüntüleme sistemi önümüzdeki 15 yıl içinde gerçekleşebilir. Fakat bu sistemin başarısı sisteme kaydolan hastalara bağlı. Değişikliklerin ne denli yaygınlaşacağı henüz belirsiz.

Doktorlar, hastalarının sağlığına dair çok daha kesin bulgular elde edebilecek. Zira doktorlar, uygulamalar ve yutulabilir cihazlar (yutulduğunda kan şekeri seviyesinden kan basıncına kadar her şeyi ölçen ve ilacınızı kullanıp kullanmadığını takip edip bilgileri doktorunuza ulaştıran bir çipe sahip küçük plasebo haplar) vasıtasıyla toplanan verilere ulaşabilecekler. Uzmanlara göre bu sistemin faydası, hasta ve doktorların hastanın sağlığı hakkında çok daha kesin bilgilere sahip olacak olması.

DAHA DA AKILLI TELEFONLAR

Damarlarınızdaki aktiviteleri kayıt altına almak için bir uygulama veya takip cihazı kullanıyor musunuz? Siz günlük hayatınıza devam ederken, verilerinizi toplayan pasif teknolojiye doğru büyük bir hareketlenme olacak.

Hareketi ölçmek için hız ölçer kullanan fitness takip cihazları sayesinde, bu çoktan gerçekleşmiş oldu. Fakat hızla evrilen bir piyasadan söz ediyoruz. Birkaç yıl içinde cihazlar, kalp ritminiz ve cildinizdeki ısı değişimi gibi sinyalleri ölçen teknolojiyi kullanarak, ne kadar yorgun olduğunuzdan nasıl hissettiğinize kadar her şeyi söyleyecek.

Ölçme etkinlikleri sadece cihazlarla da sınırlı kalmayacak. Hareketinizi, kalp atışınızı ve kalorinizi ölçen antrenman cihazları çoktan raflardaki yerini aldı. Kanadalı girişimci marka Hexoskin, içinde sensörler olan fitness kıyafetleri tasarlarken, ABD markaları OMSignal ve Athos, veriler toplayıp bir uygulamaya göndermek için sensörlerden yardım alan ‘akıllı’ kıyafetler tasarlıyor.

Spor salonlarında da gelişmiş imkânlar yolda. Apple, hareketlerinizin tekrarını ve kalitesini takip etmek için akıllı telefonunuz ya da saatiniz ile hem senkronize çalışan hem de antrenman ekipmanlarınızla birleştirilebilen bir cihazın patentini aldı.