Fitness

#104 - Halteri biraz küçültsek mi

Bir dahaki sefere ağırlık seanslarınız için ekipman seçerken, daha küçük bir halter kullanmak gibi basit bir değişiklikle deadlift, barbell row ve clean hareketlerinden daha fazla verim alabilirsiniz. Birçok spor salonu iki farklı boyutta ağırlık barı sunar: Biri erkekler için ayrılan, daha kalın tutuşlu barlar, diğeri ise kadınlara ayrılan daha ince çaplı barlar. Ancak bar kalınlaştıkça elinize temas eden yüzey alanı arttığından kavraması zorlaşıyor. Bu sebeple rekor denemelerinizde kaslarınız henüz tüm potansiyelini gösteremeden ellerinizin yorulduğunu hissetmeye başlayabilirsiniz.

Daha ince bir halter barı kullanmak avuç içlerinizin bara daha düzgün oturmasını sağlayarak kayma ihtimalini azaltır. Böylece barı yeteri kadar sıkabilir ve gücünüzü tam anlamıyla ortaya çıkarabilirsiniz. Ayrıca Deadlift yapıyorsanız, yanlış bir kavrama tekniği uygulamanızın da önüne geçecektir.

ANTRENMAN SONRASI KAS AĞRILARI İÇİN AĞRI KESİCİ KULLANMALI MI?

Bazen günlük antrenman dozunuzun sizi hafif derecede sakat bıraktığı doğrudur. Peki hemen bir ağrı kesici almalı mısınız? Bazı spor doktorları, nonsteroid anti- inflamatuvar ilaçların vücudun enflamasyona doğal tepki vermesini engelleyerek iyileşmenin en önemli aşamalarından birini bastırdığını savunuyor. Bu durum da ağrıların daha uzun sürmesine ve rahatsızlıklara sebep olabiliyor. Ancak, Georgia Eyalet Üniversitesi bilim adamları ibuprofen ve aspirinin sorun teşkil etmediğini belirtiyor.

MÜKEMMEL BİR KALORİ KAMPANYASI

Bir ay boyunca iş yerinde merdiven çıkarak ay sonunda gönül rahatlığıyla yiyeceğiniz bir öğün kaçamak yemek kazanabilirsiniz.

7.KAT : 986 kalori :Bol soslu bir kebap

6.KAT : 845 kalori :Dopdolu bir İngiliz kahvaltısı

5.KAT : 704 kalori :Kızartma balık ve patates kızartması

4.KAT : 563 kalori :Double Cheeseburger

3.KAT : 422 kalori :İki dilim margarita pizza

2.KAT : 282 kalori :Bir paket çikolata

1.KAT : 141 kalori :Bir külah dondurma

HABER ZAMANI

Diyetini doğru seç

Başlık: En iyiler Diyet

Aşırı kısıtlayıcı hızlı diyetler kalbinizi mahvedebilir. Ani kalori azaltma yöntemleri kısa vadede etkili olabilir. Fakat uygularken son derece dikkatli olunmalıdır.

HIZLA KİLO

vermek isteyenler için aşırı düşük kalorili “crash” diyetler çekici gelebilir. Bu tip diyeler genellikle günde 800 kalori gibi son derece kısıtlı miktarda kalori alımına izin vererek kişilerin kilo vermesini, yüksek tansiyondan kurtulmalarını ve diyabetin etkilerini tersine çevirmelerini sağlar. Fakat bu tip diyetler her zaman tıbbi gözetim altında uygulanmalıdır.

Neden mi? İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nde yapılan ve Avrupa Kardiyoloji Cemiyeti’nin bir toplantısında gündeme getirilen yeni bir araştırmada, kısıtlayıcı öğün planlarının sağlığa zarar verdiği tespit edildi.

Araştırma dahilinde orta yaşlı 21 obez kişiyi sekiz hafta boyunca sadece günlük 600-800 kalori alımına müsaade eden bir diyete sokan araştırmacılar, birinci haftanın sonunda katılımcıların vücut yağ miktarında %6’lık, organsal yağ miktarında %11’lik ve karaciğer yağı miktarında %42’lik bir azalma gözlemledi. Fakat bu kişilerin kalp yağı miktarı %44 artmıştı ve bu durum kardiyak kasların kan pompalama yetisini etkiliyordu.

Araştırmanın yöneticisi Dr. Jennifer Rayner, “Alınan kalorideki ani düşüş, vücudun farklı bölgelerinde yağın çözülüp kana karışmasına ve daha sonra kalp kasları tarafından alınmasına yol açtı. Kalp kasları yakıt olarak şeker ve yağ arasında bir seçim yapar ve yağa boğulmaları performanslarını düşürür. Vücudun bu düşük kalorili beslenme düzenine uyum sağlama sürecinde kalp kaslarının yağ içeriği ve fonksiyonu olumsuz olarak etkilendi” diyor.

Lif diyetin önemli bir yapı taşıdır.

Göbeğinizi eritmenin ve sağlıklı kalmanın sırrı, hiç de bir “sır” değildir.

Sebze-meyve yemeli, yağsız protein tüketmeli ve tam tahıllardan vazgeçmemelisiniz.

Lif genellikle bu denklemde en az dikkat edilendir ve aslında sağlıklı bir diyetin yapı taşlarından biridir.

Cell Host & Microbe’da yayınlanan bir araştırmada farelere neredeyse hiç lif barındırmayan bir beslenme programı uygulanıyor.

Farelerin bağırsaklarında olan biteni inceleyen araştırmacılar, hiç de şaşırtıcı olmayacak şekilde, az lif tüketen farelerin zamanla kilo aldığını, kan şekerlerinin yükseldiğini ve insülin direncinin arttığını gözlemliyor. Ayrıca, düşük lif tüketiminde bağırsakların iç yüzeyini koruyan mukus katmanının zayıflayarak kötü bakterilerin geçişine müsait hale geldiği ve böylece enflamasyonlara sebep olduğu biliniyor. Düşük lif tüketiminde bağırsaklardaki bakteri dengesi değişiyor ve iyi bakteriler ölmeye başlıyor.

Uzun bir süre düşük lifle beslenildikten sonra, beslenme düzeninize tekrar lif dahil ettiğinizde bu tip sorunların bir kısmından kurtulabiliyorsunuz. Fakat hiçbir zaman tam olarak iyileşemiyorsunuz ve bağırsaklardaki bakteri popülasyonundaki çeşitlilik geri gelmiyor.

Bu durum uzun vadece metabolik rahatsızlıklara sebep olabileceği için, lif tüketiminize dikkat etmelisiniz.