Fitness

#2-6- Yıldızların gücü

Sizin için ideal antrenman yıldız haritanızda yazıyor olabilir.

Spora bayılıyorsunuz. Hatta kimileri spora karşı olan adanmışlığınızın takıntı sınırlarında gezdiğini düşünüyor. Ancak gözyaşları içinde ve titreyerek yüksek dağ tırmanışının ilk seansını tamamlamaya çalışırken bir şeyin farkına varıyorsunuz: Yüksek riskli sporları sevmiyorsunuz. Yokuş aşağı dağ bisikleti, serbest paraşüt, serbest dalış, akarsu rafting, motor sporları… Bunlar, tüm hayatınız ve kariyeriniz boyunca kaçındığınız şeyler olmadı mı?

Görünen o ki ben bir adrenalin bağımlısı değilsiniz. İşin aslı bu aktiviteleri sevmeyi tercih etmemeniz değil, sadece bu sporlara alışkın olmamanız.

Yaşınız arttıkça kendinizi korumaya daha meyilli olur ve riskli bir spora katılarak elde ettiğiniz başarı hissinin, yaşadığınız yaralanma korkusundan daha önemsiz olduğunu fark edersiniz. Bunu göze almaya değmediklerini düşünürsünüz. Eğer bu sporlara çocukken maruz kalır ve size katılan başka insanları da görürseniz “Ben de yapabilirim” diye düşünürsünüz.

Tehlikeli bölge

Ne yazık ki araştırmalar, biz kızların küçükken riskli sporlara karşı uyarılmış olmamızın oldukça fazla olduğunu gösteriyor. Journal of Pediatric

Psychology’de yayımlanan bir çalışma, ebeveynleri tarafından bu konu hakkında “dikkatli olmaları” için uyarılan kız çocuklarının sayısının, erkek çocuklardan dört kat daha fazla olduğunu ortaya koydu.

Guelpin Üniversitesi’nde yapılan başka bir çalışma da erkek çocuklarının risk almaya daha meyilli olduklarını, çünkü yaralanmaları “kötü talih” ile ilişkilendirdiklerini ve aktivitenin getirileri konusunda daha iyimser olduklarını gösterdi. Peki, cesaret gerektiren sporları denemek için bu cesareti geliştirmek mümkün müdür? Uzmanlara göre bu kesinlikle mümkün. Gerekli olan tek şey deneme konusunda hevesli olmak ve etrafımızda bize yardım edecek insanların olması.

Eğer iyi bir eğitmeniniz ve etrafınızda çabalarınızı destekleyen insanlar varsa, mümkün olduğunu düşündüğünüzün çok daha fazlasını başarabilirsiniz. Bir rol modelin, bu sporu zarar görmeden ve başarılı bir şekilde yapan bir insanın varlığı oldukça faydalı olur.

Araştırmalar, sporla ilişkili risklere karşı olan aşinalık genellikle iyi bir risk yönetimi ve düşük bir risk algısı gibi özelliklerle bağlantılıdır.

Küçük adımlar atın

Bu, kendinizi derin bir suya atıp yüzüp yüzemediğinizi test etmeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Mesela kayak üzerinden örnek verelim: Kayak sporuna başlamak için en iyi seçenek küçük eğimlerdir. Gereken yetenekler birebir aynıdır. Denge kurmayı, eğim aşağı gitmeyi ve sonra zikzak çizmeyi öğrenirsiniz. Sonra hızlanmaya başlar ve sonunda daha dik bir eğime geçersiniz.

Elbette bazı insanların acemilikten uzmanlığa geçişi çok hızlı olabilir ve bu noktada devreye giren kişiliktir. Research Quarterly for Exercise and Sport dergisinin sunduğu veriler; dürtüsel, hedonistik ve güvensiz insanlar risk alma konusunda daha gözü pek olduğunu gösteriyor.

İzleyerek öğrenin

Cesaret kazanmak için atılacak en mantıklı adım, bir eğitmeni takip etmektir. Eğer tehlikeli bir spora başlıyorsanız, bir uzman tarafından rehberlik edilmek özgüveninizi besleyecektir. İnsanlar, başkalarını izleyerek öğrenir. Bu bilinçli bir süreç olmayabilir ama başkasının başarısını görmek, “Eğer onlar yapabiliyorsa ben de yapabilirim” düşüncesini ortaya çıkarır.

Bu durum özellikle risk almak gerçek yetenekten ziyade cesaretle ilgili olduğunda, mesela bir dağın tepesine çıkıp aşağıdaki kara boşluğa baktığınızda gözlemlenir. Başka birisinin aynı aktiviteyi yaptığını görmek özgüven kazanmanızı sağlar.

Bu, ne kadar kontrole sahip olduğunuzu ve söz konusu aktivitesinin ne kadar riskli olduğunu düşündüğünüzle ilgilidir.

Eğer paraşütle atlamamız istenirse bu talebi ve risklerini tartarız. Bu süreç, talep hakkındaki düşüncelerimizle (Kötü bir şey olma ihtimali ne kadar yüksek?) ve muhtemel getirileri (Bu ne kadar kötü olabilir ve olası kazanımlar buna değer mi?) bir araya getirir. Fakat yüksek riskli sporlarda başkalarının desteğini almak olumlu etkiler yaratır.

Bunlar gösteriyor ki, bir şeyin kötü sonuç vereceği konusunda korksanız bile başka birinin onu yaptığını (ve hayatta kaldığını) görmek, sonuç olarak denemeyi kabul etmeniz için ihtiyacınız olan itici gücü yaratabilir. Ne kadar çok kişinin o konuda başarılı olduğunu görürseniz, özgüveniniz de o kadar artar.

Cesaret geliştirmenin 7 yolu

Daha cesur olmak istiyorsanız her zorluğa göğüs germenizi sağlayacak bu ipuçlarını deneyin.

1. ÖZGÜVENLİ BİR ŞEKİLDE DURUN

Wonder Woman’ın elleri kalçasında, ayakları yarım metre açık durmasının bir nedeni var. Bilim insanları, bu duruşu “yüksek güç pozu” olarak adlandırıyor.

Bu duruş, vücudunuza kendiniz hakkında oldukça muhteşem düşüncelere sahip olduğunuz mesajını gönderen kimyasallar salgılayarak özgüveni tetikliyor. İki dakika boyunca Wonder Woman gibi durun ve kimyasalların akışını özgür bırakın!

2. KENDİNİZİ SAKİNLEŞTİRİN

Stresli ya da endişeli olduğumuzda nefes alışımız düzensizleşir ve hızlanır. Belirli nefes teknikleri ise sakinleşmemize ve odaklanmamıza yardımcı olur. Şunu deneyin: Burnunuzla aldığınız nefesi diyaframınıza yönlendirin, dörde kadar sayın. Ağzınızdan nefes verirken karnınızı olabildiğince içe çekin ve bu sırada yine dörde kadar sayın. Üç kez tekrarlayın.

3. MİKRO CESARET

Cesaret pratik gerektirir. Bu nedenle, mikro cesaret egzersizleri yapın yani korkutucu olmasa da yine de cesaret gerektiren durumlarda aksiyon alma konusunda talim yapmayın. Masanın üzerinde duran örümcekten korkuyor musunuz? Korkuyor olmanız hiçbir aksiyon alamayacağınız anlamına gelmez.

Gelecek beş hafta boyunca beş adet mikro cesaret egzersizi yapın.

4. GÜÇ VEREN CÜMLELER

“Ben bir bireyim… Güçlüyüm…

Yapacağım şeyler, etkileyeceğim insanlar ve gideceğim yerler var!”. Buna benzer mantraları yeterince uzun süre tekrarlarsanız o cümle sizin bir parçanız olmaya başlar. Kendinize söylemek istediğiniz cümle ne olurdu?

5. İÇİNİZDEKİ GADDAR KARAKTERE KARŞI ÇIKIN

Kendimize “Bunu asla başaramayacağım” gibi delice şeyler söyleriz. Bu konuda size muhteşem bir tavsiyemiz var:

Bir başkasının en iyi arkadaşınıza söylemesine izin vermeyeceğiniz hiçbir şeyi kendinize söylemeyin! İçinizdeki zalim kıza karşı gelin.

6. BAŞARIYI GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN

İşte tuhaf bir gerçek: Yalnızca kendi kendinizi o an içinde hayal ederek yüksek riskli bir sporu gerçekleştirebilirsiniz.

Neden mi? Fiziksel bir durumu canlandırmak beyninizden kaslarınıza, sanki o şeyi gerçekten yapıyormuşsunuz gibi sinyaller gönderir. Uzmanlaşmak istediğiniz bir spor seçin, yere uzanın ve o sporu muhteşem bir şekilde yaptığınızı hayal edin.

7. KONFOR ALANINIZIN DIŞINA ÇIKIN

Konfor alanı, hayatınızın kolay ve kusursuz görünen alanlarını ifade eder.

Konfor alanlarını severiz çünkü rahat hissetmek ve bir şeyde iyi olmak oldukça güzel bir şeydir. Ama kendimizi gelişime zorlamak da oldukça önemlidir. Haftada bir veya daha çok konfor alanınızın dışına çıkmayı deneyin. Bir yabancıya merhaba diyebilir veya kalabalık arasında dans edebilirsiniz.